Yeni anlayışta müzeler, vakit geçirdiğimiz, hafta sonu programlarımıza eklediğimiz, güncel sergileri takip ederek genel kültürümüzü arttırdığımız ve sosyalleştiğimiz yerler oldu. Eskiye göre bugün çok daha ileride olduğumuzu söyleyebiliriz. Çünkü, müze müşterisi olarak, günlük hayatımızda bu denli alan kaplayan müzelerden, öğrenmeyi de talep ediyoruz. Çocuklarımız için, müze eğitimlerini çok sıkı takip ediyor ve onlar için önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyoruz.
Zaman içinde evrilen müze eğitim programlarına paralel olarak aynı evrim ebeveyn ve öğretmenler için de söz konusu… Önceleri, var olan tüm programlara dahil olma, hiçbirini kaçırmama çabası, yerini gerçekten değecek programları seçme titizliğine bıraktı. Hangi müzede, ne tür programlar olduğu, hangisinin “eğlenceli” hangisinin “yeterli” ya da “öğretici” olduğu anne bloglarında ya da fısıltı gazetelerinde dolaşmaya ve kanılar oluşmaya başladı. Eğitimcilerin çocuk iletişimi konusundaki yeterlilikleri, programların özgün olup olmadığı, yaratıcı yöntemler uygulanıp uygulanmadığı gibi kriterler sorgulanabilir oldu.
Peki çocuğunuzun unutulmaz deneyimler yaşaması için nelere dikkat etmelisiniz?
- Gideceğiniz müze programı hakkında bilgi alın ve titiz olun. Çünkü çocuklar bir müzede eğitim programına katıldıklarında hangi müzede olduklarıyla fazlaca ilgilenmezler. Onlar için keyifli ve doyurucu bir zaman olup olmadığı daha önemlidir. Çünkü bir müzede bu hedefe ulaşılmadığında “müzeye gittim çok sıkıcıydı” inancı oluşur ve çocuk bu duyguyu tüm müzelere genelleyebilir.
- Sergi konusu ne olursa olsun, gezi programının ve sonrasındaki atölye çalışmasının içeriğinin çocukların yaş düzeyine uygun olup olmadığını önemseyin.
- Geniş yaş aralıkları ile gerçekleştirilen eğitimlerde ortalama bir dil ve yaklaşım geliştirilmişse, eğitmenin iletişim becerisi ve ilişki kurma kapasitesi yüksek ise, program buna uygun bir tasarıma sahip ise göz ardı edilebilir. Fakat kendi yaşına en yakın bir üst ve alt yaşın bulunduğu gruplar, çocuğunuzun kendini iyi ve yeterli hissedeceği gruplardır.
- İçeriğe kısa da olsa göz gezdirin. Bir resim ya da heykel sergisi olabilir ama içinde çocuğa öyküler, efsaneler anlatılıyorsa; çoklu duyusal deneyimler yaşayacaksa, yani dinleyecek, izleyecek, tadacak, dokunacak, koklayacak, hareket edecekse; farklı sanatsal yöntem ve materyalle tanışacaksa çocuklar için unutulmaz bir deneyim olabilir.
- Hepsinden önemlisi, merakla izleyecekleri bir rehberin onlara eşlik ediyor olmasıdır. Şaşırmak, eğlenmek, merak etmek gibi pek çok duyguyu deneyimletecek rehber, ziyaret ettiğiniz müzedeki bir profesyonel ya da siz olabilirsiniz.
- Sergilerde sürekli ve açık olarak gösterimde bulunan videoları mümkünse önceden seyredin. Böylece, yaşına uygun olmayan, anlayamayacağı, sıkıcı gelebilecek ya da uygunsuz olabilecek içeriklere karşı önlem alabilirsiniz. Zamanınızı daha verimli kullanabilirsiniz.
Müzedeki eserler çok zengin ve yaratıcı uyaranlar olduğu için çocuğun yaratıcı düşünmesini sağlayacak bir süreci siz de tasarlayabilirsiniz. Bunun için müze gezinizi üç bölüme ayırın.
1. Bölüm: Müzeye Hazırlık
Eğlenceli bir başlangıç yapmaya çalışın. Doğal ama merak uyandırıcı bir ortam hazırlamak için, sanatçı ya da sergi hakkında kısa bir araştırma yapın. Çocuğu meraklandıracak ilginç ve kısa bilgileri paylaşın. Haritalar, konu ile ilgili hafıza kartları, eğlenceli biyografi kitapları, posterler çok kullanışlı materyallerdir. Bu temel üzerine yaşanacak bir müze gezisinde görülecek ve öğrenilecek her şeye daha istekli ve hazırlıklı olurlar.
2. Bölüm: Sergi Gezisi
Çocukları, Sokrat usulü sorulara maruz bırakın. Bu, basitten karmaşığa doğru üst üste eklenmiş, açık uçlu farkındalık soruları, çocukların, esere bakıp onun üzerinde düşünmeleri, farkındalık geliştirmeleri, bilgiye ihtiyaç olmadan da yanıta ulaşabilmeleri üzerine kurulan özgün bir müze eğitimi yöntemidir. Düşünmelerini, analiz yapabilmelerini, parçadan bütüne, bütünden parçaya pek çok açıdan görebilmelerini ve kavramaya başladıkça öğrenmekten zevk almalarını hedefleyen bu yöntem, çocukların kültürel gelişimlerini desteklemenin yanında, özgüven ve kendilerini ifade becerilerine de olumlu katkılar sağlar. Aşağıda yaratıcı bir gezi için örnek olabilecek sorular bulunmakta… Bu soruları sergiye, esere, duruma uyarlayarak kullanabilirsiniz. Önemli bir püf nokta, bu soruları gezinizi daha eğlenceli bir hale getirmek için kullandığınızı unutmamak…
- Bu eşya birilerinin hayatını nasıl değiştirmiştir?
- Bu nesne müzeye gelinceye kadar nasıl bir yolculuk geçirmiştir?
- Şu an burada ne konuşuluyor olabilir?
- Bu nesnenin bir hikâyesi olsa, bu hikâyenin ismi ne olurdu?
- Kendini eserin yerine koy ve buraya kadar gelişinin hikâyesini anlat.
- Nesnenin bugünkü yaşantı ile bağlantısını kur.
- Bu nesnenin üzerinde bir kamera olsaydı neleri kaydetmiş olurdu?
- Bugün yapılmış olsaydı neleri farklı olurdu?
- 200 yıl sonra yapılmış olsaydı, neler olmazdı?
- Bu resimde ne görmüyorsun?
- Resimdeki kişilerin zamanında yaşıyor olsaydın, nasıl olurdun, ne yapıyor olurdun, nasıl giyinirdin?
- Bu resmin içine kendini yerleştirsen nasıl, ne şekilde görünürdün?
- Bu resme/nesneye ne eklerdin?
3. Bölüm: Atölye Çalışması
Son aşamada, gezi öncesi ve sırasında aldıkları pek çok uyaranı, üretimsel bir deneyime dökmelerini sağlayabilirsiniz. Örneğin, sanatçıların tekniklerini denemek, bir medeniyetin nesnesini yeniden tasarlamak, resim yapmak, bir objeyi farklı şekillerde kullanmak, fotoğraf çekmek, geziyi not etmek, sergiye ya da eserlere yeni isimler bulmak gibi… Bunun için, yanınızda fotoğraf makinesi, not defteri, birkaç boya kalemi ya da resim defteri götürebilirsiniz.
Son olarak unutmamanız gereken şey, çocuğunuzla birlikte bir müze deneyimi yaşamayı istediğiniz ve birlikte keyif almaya odaklandığınız. Bu nedenle, “öğretmek” hep ikinci planda kalmalıdır. Didaktik, sıkıcı, uzun anlatımlardan, her şeyi gösterme, bütün eserleri izleme ve bütün bilgi panolarını okutma çabasından uzak durmalısınız. Çünkü, dikkatin kendiliğinden odaklandığı, doğal bir akış içinde, eylemin içinde birlikte kalarak o atmosferde bulunduğunuz deneyimin kendisi, başlı başına bir öğrenme yöntemidir.